DIŞ KUVVETLER

Dış kuvvetler; yeryüzünün aşınma, taşıma ve birikim faaliyetleriyle şekillenmesinde etkin rol oynar. Bu süreçte yüksek ve engebeli kesimler aşınarak buralardan çıkan malzemeler alçak ve düz alanlara taşınır. Taşınan malzemelerin birikmesiyle çeşitli yeryüzü şekilleri meydana gelir. Dış kuvvet ve süreçlerin etkisi, iklim ve topoğrafya gibi koşulların da etkisiyle bölgeden bölgeye göre değişiklik gösterebilir. Örneğin genellikle yağışlı bölgelerde akarsular, kurak-yarı kurak bölgelerde rüzgârlar, kıyılarda dalga ve akıntılar, karstik bölgelerde yer altı suları, yüksek enlemler ile dağlık bölgelerde ise buzullar daha etkilidir.

1.ÇÖZÜLME İLE OLUŞAN YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Yeryüzünü oluşturan malzemenin erime, çatlama, ufalanma ve dağılma şeklinde kimyasal ve fiziksel (mekanik) süreçlerle parçalanmasına çözülme denir. Çözülme, yeryüzünün aşınması ve diğer dış kuvvetlerin yer kabuğunu şekillendirmeye başlayabilmesi için oldukça önemlidir. Çözülmenin hızını ve şeklini iklim, topoğrafya özellikleri (yükselti, eğim, bakı vb.), su içeriği, kayaç özellikleri ve organik faktörler belirler. Örneğin sıcak, yağışlı, bitki örtüsünün gür ve kayaçların dirençsiz olduğu bölgelerde kimyasal ayrışma; kurak ve yarı kurak bölgelerde ise fiziksel ayrışma daha şiddetlidir.Çözülme sonucu ortaya çıkan malzemenin bir
kısmı; akarsu, buzul, rüzgâr gibi dış kuvvetler tarafından taşınır. Malzemenin kalan kısmının bulunduğu yerlerde ise kalıntı blok  ve toprak gibi ürünler oluşur.

2.KÜTLE HAREKETLERİNİN OLUŞTURDUĞU YERYÜZÜ ŞEKILLERİ

Çözülmeyle ortaya çıkan malzemenin bir kısmı, yer çekiminin etkisiyle eğim doğrultusunda hareket ederek yer değiştirir. Buna kütle hareketleri (heyelan, çamur akıntısı, kaya düşmeleri vb.) adı verilir.
Kütle hareketlerinin oluşmasında arazinin jeolojik-jeomorfolojik özellikleri (kayaç yapısı, eğim, tabakaların uzanış doğrultusu vb.), iklim şartları (yağış, mevsim özellikleri vb.), ayrışma şiddeti, bitki örtüsü ve insan faaliyetleri etkilidir. Bu hareketler, heyelan set göllerinin oluşumunu da etkiler.

3.AKARSU HAREKETLERİNİN OLUŞTURDUĞU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Çeşitli kaynaklardan beslenerek yeryüzünde eğim doğrultusunda bir yatak içinde akışa geçen sulara genel olarak akarsu denir. Büyüklüklerine göre sel, dere, çay, ırmak veya nehir şeklinde adlandırılan akarsuların şekillendirici etkileri taşıdığı su kütlesi ve malzemeyle doğru orantılıdır. Bunun yanında akarsuların yeryüzünü şekillendirmesinde iklim özellikleri (yağış miktarı, buharlaşma şartları vb.), yeryüzü şekilleri (yükselti,
eğim vb.), kayaçların geçirgenlik özellikleri ve bitki örtüsü gibi faktörler de etkilidir. Yeryüzünde dış kuvvetler içerisinde en geniş etki alanına sahip olan akarsular (karaların yaklaşık %70’i), özellikle ekvatoral ve orta kuşakta daha etkilidir. Akarsular; yataklarını geriye, yana, derine doğru aşındırır ve aşındırdığı malzemeleri uygun ortamlarda biriktirerek yeryüzünü şekillendirir. Bu yolla yeryüzünün şekillendiği arazilere akarsu
(flüvial) topoğrafyası denir.Akarsular, üzerinde aktığı zemini aşındırarak birtakım aşındırma şekilleri meydana getirir. Bunlardan biri olan vadi, akarsuyun yatağını aşındırması sonucu oluşur. Özellikle derine ve yana aşınmanın sürmesine bağlı olarak vadilerin enine profili zamanla değişir. Vadiler enine profillerine göre çeşitli tiplere ayrılır.
Çentik vadilsinin enine profili kabaca “V” harfine benzediği için bu vadilere V profilli vadiler de denir. Aşındırma güçleri fazla olan akarsuların vadileri çoğunlukla bu şekildedir. Dağ sıralarını çeşitli nedenlerle enine yarıp geçen akarsuların vadileri boğaz (yarma) vadi şeklindedir. Akarsuların yatay tabakaların yoğun olduğu bölgelerde kolay aşınabilen ve kalınlığı fazla olan malzemeler üzerinde akarak yatağını derine doğru aşındırması sonucu
kanyon vadiler oluşur.
Bir yamacın diğer yamaçtan farklı olduğu vadilere de asimetrik vadi denir.
Vadilerin bu görünümü kazanmasında iki yamaçta bulunan farklı yapıdaki kayaçların özellikleri gibi jeolojik faktörler etkilidir.
Akarsuyun yatak eğiminin azalmasıyla aşındırma gücü azalırken taşınan alüvyonlar birikmeye başlar. Akarsu yatağındaki biriktirmenin etkisiyle oluşan alüvyonlu tabandaki vadilere tabanlı veya alüvyal tabanlı vadi denir. Bu vadilerin içinden geçen akarsuların her iki yamacı da oldukça düzdür. Bu nedenle akarsular, tabanlı vadilerde menderesler (büklüm) oluşturarak akar.Tabakaların aşınmaya karşı farklı direnç göstermesi sonucu arazide eğim kırıkları oluşur.
Akarsular üzerinde çağlayanların görüldüğü bu alanlarda suların dökülmesi sonucu arazi aşınır. Aşınma sonucu oluşan çukurlara dev kazanı adı verilir.Akarsuların faaliyette bulunduğu alanlarda iklim ve bitki örtüsünün özelliklerine bağlı olarak bölgeye özgü yeryüzü şekilleri oluşabilir. Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde bitki örtüsünün de seyrek olması sonucu sağanaklarla oluşan seller, yamaçlarda yarıntılar meydana getirir. Bu yarıntılardan oluşan topoğrafyaya kırgıbayır (badlands) denir. Kırgıbayırların bir türü olan peribacaları, volkanik bölgelerdeki hafif eğimli yamaçlarda oluşarak sütun biçiminde yükselir. Peribacalarının tepesinde külah,şapka veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunur. Topoğrafyanın akarsular tarafından aşındırılması sonucu meydana gelen düz veya hafif eğimli yüzeylere aşınım yüzeyleri adı verilir. Akarsu aşınımının son aşamasında taban seviyesine yaklaşmış arazilerde peneplen adı verilen hafif dalgalı düzlükler oluşur.
Akarsu aşındırması sonucu meydana gelen peneplenlerin oluşabilmesi için oldukça uzun bir zamana ihtiyaç vardır. Aşınım yüzeyleri ve peneplenler, çeşitli nedenlerle deniz seviyesinden yükselir. Bu arazilerin akarsular tarafından derin bir şekilde yarılması ve parçalanmasıyla platolar oluşur.

Bazı yeryüzü şekilleri üzerinde hem aşındırma hem de biriktirme faaliyetleri gerçekleştiren akarsular, eğimin azaldığı yerlerde menderesler (büklüm) yaparak akar. Akışın bu şekilde gerçekleşmesi bir yamacın aşınıp dikleşmesine, diğer yamaca da taşınan malzemenin birikmesine neden olur. Akarsuların aşınım ve birikim yaptığı yeryüzü şekillerinden biri de taraça veya sekilerdir. Genellikle akarsu vadilerinde, akarsuyun üzerinde aktığı tabanın iki yanında ve belli bir yükseltide kalmış düzlüklere taraça (seki) denir. Akarsular, bu basamaklı yapılarda taşıdıkları malzemeleri biriktirip yayabilir.Eğimin azalmasına bağlı olarak hızı azalan akarsular, taşımış olduğu yüklerini eğimin azaldığı yerlerde biriktirerek biriktirme şekillerini oluşturur. Akarsular tarafından taşınan malzemenin yamaçlarda biriktirilmesi sonucu birikinti konisi ve birikinti yelpazesi adı verilen şekiller oluşur. Birikinti konileri ve birikinti yelpazelerinin dağ eteklerinde zamanla büyümesi ve birleşmesi sonucu dağ eteği ovası oluşur. Akarsular dağlık ve engebeli bölgelerden geçerken yataklarının bazı bölümlerinde eğimin azalmasıyla taşıma gücü
azalır. Dolayısıyla buralarda dağ içi ovaları adı verilen biriktirme şekilleri meydana gelir. Akarsular, taban
seviyelerine yakın kesimlerde eğimin azalması sonucu taşıdığı malzemeyi biriktirerek taban seviyesi (taşkın) ovasını oluşturur. Yatağın genişlediği bu bölümlerde akarsu üzerinde ırmak adası adı verilen birikim şekilleri görülebilir. Akarsuların meydana getirdiği en önemli biriktirme şekillerinden biri de deltalardır. Şekillenmesinde kıyı akıntıları ve dalgaların etkili olduğu deltalar, akarsuların döküldüğü yerlerde (göl, deniz vb.) taşınan malzemenin birikmesi sonucu oluşur.

4.RÜZGARLARIN OLUŞTURDUĞU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Rüzgârlar, yarı kurak ve özellikle de kurak bölgelerde en etkili dış kuvvetlerden biridir. Bu bölgelerde
rüzgârlar; seyrek bitki örtüsü, şiddetli fiziksel çözülme ve diğer dış kuvvetlerin etkisiyle çeşitli aşınım ve birikim şekilleri oluşturur.
Rüzgârlarla birlikte taşınan kum boyutundaki malzemeler, önlerine çıkan engellere çarparak rüzgâr aşındırmasını (korrazyon) gerçekleştirir. Bunun
yanı sıra rüzgârlar, diğer dış kuvvetlerle birlikte yeryüzü şekillerini aşındırmayı sürdürebilir. Örneğin yüzey sularının etkisiyle zayıflayan kaya yüzeylerinde rüzgârların da etkisiyle tafoni adı verilen oyuklar
oluşur.

Rüzgârların etkisiyle kurak ve yarı kurak bölgelerde bazı aşınım şekilleri oluşur. Gevşek yapılı kayaların zayıf kısımlarının aşındırılmasıyla hâkim rüzgâr yönüne paralel uzanan oluklar olan yardanglar oluşur. Bu U profilli oluklar, özellikle Orta Asya çöllerinde çok sık görülür.

Yatay tabakaların görüldüğü alanlarda zayıf malzemenin aşınması sonucu tek tepeler hâlinde yükselen diklikler meydana gelir. Bu kayaların zamanla alt kısımlarının aşınması sonucu mantar kaya adı verilen şekiller oluşur.

Rüzgâr aşındırmasının şiddetli olduğu alanlarda toprağın ve küçük boyutlu malzemelerin taşınması sonucu kayaların yüzeyi kapladığı bir alan kalır.
Bu arazilere çöl kaldırımı yada hamada adı verilir.Rüzgârlar, hızlarının azaldığı veya bir engelle karşılaştığı yerlerde taşıdığı malzemeleri biriktirerek bazı şekiller oluşturur. Bu şekilde taşınan kum boyutundaki malzemelerin birikmesiyle kum yığınları meydana gelir. Bu kum yığınları, şekillerine göre çeşitli isimler alır. Bunlardan en bilineni, şekli hilale benzeyen barkanlardır. Ayrıca rüzgârlar, özellikle yarı kurak bölgelerde lös adı verilen toprakların oluşumuna da katkı sağlar.

5.KARSTİK ARAZİLERDE OLUŞAN YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Yer altındaki gözenek ve boşluklarda bulunan yer altı suları, yüzey suları ile birlikte doğada bulunan kalker (kireç taşı), kaya tuzu, jips (alçı taşı), tebeşir, dolomit vb. kayaçları eriterek çeşitli şekiller oluşturur. Bu yolla
oluşan şekillere karstik şekil, bu şekillerin yoğun olduğu arazilere ise karst topoğrafyası denir.
Yağışlarla birlikte yüzeysel akışa geçen suların özellikle kalkerler üzerinde oluşturduğu oluk, delik, çukur veya kanal biçimindeki en küçük karstik şekillere lapya denir. Karstik şekillerden biri olan dolinler, yüzeyde
erime veya çökme sonucu oluşmuş ve derinliği birkaç metre arasında değişen çukurlardır. Dolinlerin birleşmesiyle uvala adı verilen daha büyük çukurlar oluşur. Dolin ve uvalaların genişleyip birleşmesiyle oluşan daha geniş çukurlara da polye denir. Karstik bölgelerde yer altına sızan sular buralarda da aşındırma faaliyetlerine devam eder. Aşındırmanın
zaman içerisinde ilerlemesiyle mağara adı verilen boşluklar oluşur. Mağaraları birbirine bağlayan boşluklara ise galeri adı verilir. Galerilere ait tavanların bir kısmı zamanla çöker ve derinlikleri yüzlerce metreyi bulabilen çukurlar oluşur. Bu çukurlara obruk adı verilir.Karstik bölgelerdeki sular, kayaçları çözerek bünyelerine aldığı maddeleri uygun ortamlarda biriktirerek karstik birikim şekillerini oluşturur. Mağara tavanlarından damlayan suların içindeki malzemenin bir çıkıntı gibi tavanda birikmesiyle sarkıtlar, tabanda birikmesiyle de dikitler oluşur. Sarkıt ve dikitlerin zamanla gelişip birleşmesiyle sütun adı verilen şekiller oluşur. Ayrıca karstik sahalarda yer altından çıkan suların özellikle yamaçlarda yayılması sonucu eriyik malzemeler çökelerek birikir. Basamaklı yapıda oluşan bu şekillere traverten adı verilir.

6.BUZULLARIN OLUŞTURDUĞU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Soğuk iklim bölgelerinde (kutuplara yakın sahalar ve dağların yüksek kesimleri) kar örtüleri tamamen erimediği için ortadan kalkmaz. Üst üste biriken karlar, kalın bir örtü meydana getirir ve kendi ağırlıklarının altında sıkışarak buzullara dönüşür. Oluşan buzul kütleleri, yer çekimi ve kendi ağırlığının etkisiyle harekete geçer. Günümüzde karaların yaklaşık %10’u buzullarla kaplıdır. Bu alanlarda buzul aşındırma ve biriktirme
faaliyetleri sonucu oluşan yeryüzü şekillerine rastlanır.

Buzullar, hareket ettiği yüzeyi aşındırarak birtakım aşındırma şekilleri oluşturur. Buzul aşındırması sonucu oluşan çukurlara sirk adı verilir. Buzulların erimesine bağlı olarak sirk adı verilen çukurlar suyla dolabilir. Bu şekilde oluşan göllere de sirk gölü denir. Buzul aşındırmasının etkili olduğu alanlarda dirençli kayaçların daha az aşındırılmasıyla deve hörgücüne benzeyen şekiller ortaya çıkar. Bu şekillere hörgüç kaya denir.
Bazen de buzul kütlesi eski bir akarsu yatağında aşındırma yaparak vadiyi şekil değişikliğine uğratır. Enine profilleri U şekline benzeyen bu vadilere buzul vadisi adı verilir. Buzullar, taşıdıkları malzemeleri (moren) eridiği yerde biriktirerek birikim şekilleri oluşturur. Morenlerin üst üste birikmesiyle moren tepeleri oluşur. Moren yığınlarının bir kayanın etrafında tepeler şeklinde birikip büyümesi sonucu drumlin tepeleri oluşur. Buzulların erimesiyle oluşan akarsular tarafından getirilen malzemelerin buzul önlerinde birikmesi sonucu oluşan düzlüklere sander düzlükleri denir.

7.DALGA VE AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

 Falez (Yalıyar)

Dalgalar, çarptıkları yüksek kıyıları alttan aşındırır. Alttan oyulan kıyıların üst kısımları zamanla çöker. Böylece falez adı verilen dik kıyı şekilleri meydana gelir.Bu olay kıyıların gittikçe daha dik olmasına ve kara içine doğru gerilemesine yol açar.

Aşınım Düzlüğü (Abrazyon Platformu)

Derin kıyılardaki aşınmanın devam etmesi sonucu, kıyı boyunca uzanan falezlerin gerilemesiyle oluşmuş, sığ sularla kaplı olan düzlüklerdir.

 Mağara ve Köprüler

Derin kıyılardaki aşınma faaliyetleri sırasında, tabakaların zayıf kesimlerinin aşınması mağara ve köprülerin oluşmasına yol açar.

Kıyı Oku (Kordonu):

Dalgaların taşıdığı malzemeleri deniz içinde veya kıyıya paralel bir şekilde biriktirmesiyle kıyı oku oluşur. Kıyı okunun daha büyüğüne kıyı kordonu denir.

Lagün [(Kıyı Set Gölü)(Deniz Kulağı)]

Koy ve körfez önlerinin kıyı okları ile kapanması sonucu oluşan göllere lagün adı verilir.
Örnek: Durusu (Terkos), Büyük ve Küçük Çekmece, Akyatan Gölü vb.

Tombolo [(Bağlama Seti) (Saplı Ada)]

Denizdeki bir adanın kıyı okları ile karaya bağlanması sonucu oluşan şekillere tombolo adı verilir. Türkiye’deki en güzel örneği Marmara Deniz’inde bulunan Kapıdağ Yarımadasıdır. Bunun dışında Sinop, İnce Burunda tombolo özelliği gösterir.

Kumsal (Plaj)

Dalgaların aşındırmasıyla kıyıdan koparılan parçalar, dalgaların ilerleme gerileme hareketi sonucunda giderek ufalanır. Dalgaların bu küçük boyutlu malzemeleri alçak kıyılarda biriktirmesi sonucu kumsallar oluşur.

  • :
    • Ortaögretim 10. Sınıf coğrafya kitabı,
    • yazarlar:Kenan Türkeş,  Mutlu karakoç,Nurullah Balşen, Tolga Pektaş& İsmail Özdoğan
Paylaş
Araç çubuğu