İbn El-Heysem

 HAYATI

İbn el-Heysem, 965 (H.354) senesinde Basra şehrinde doğdu. 1038 (H.430)senesinde Kahire’de vefat etti. 

Tahsile Basra’da başladı. Zamanının yüksek din ve fen ilimlerini de burada öğrendi Tahsilinin bir kısmını tamamladıktan sonra, Bağdat’a giderek bilhassa; matematik, fizik, mühendislik, astronomi, metalürji gibi fen ilimlerini öğrenip, şöhrete kavuştu. Öğrendiklerini uygulama safhasına koymak için çok gayret gösterdi. Birçok önemli neticeler ve başarılar elde etti. O zaman cehlin içinde bulunan ve karanlık günler yaşayan Avrupa ile diğer yerlere İslam âlemindeki ilim, kültür ve parlak medeniyet ışıklarını sunan binlerce âlimden biri de İbn el-Heysem oldu.

Ünlü bilim tarihçisi  George Sarton’ın  ”bütün zamanların en büyük optikçisi” olarak nitelediği İbn el -Heysem’in optik komusundaki katkıları gerçekten olağanüstü olmuş ve bu disiplin gerçek kimliğine onun katkılarıyla kavuşmuştur.Optiği doğa felsefesinin odağına koyan İbn el-Heysem ,Kitab el-Menazır adlı dev yapıtında,doğrudan görme,yansımayla görme ve kırılmayla görme şeklinde geleneksel olarak yapılanmış optik konularını modern döneme kadar aşılamayacak şekilde detaylandırıp irdelemekle birlikte, aynı zamanda renk, gökkuşağının oluşumu,karanlık oda vb. gibi optik olgularını da bilim topluluklarının gündemine taşımıştır.

Doğrudan görme konusunun temel tatışması ışığın kaynağı meselesidir.Buna göre temel soru şudur:”Görmeye yol açan ışığın kaynağı göz müdür yoksa nesne midir?”  İbn el-Heysem öncesi  görmeye neden olan ışığın kaynağı konusunda iki egemen görüş oluşmuştur.

Bunlardan birincisi  ” Işığın kaynağının göz ,hedefinin ise nesne olduğunu savunan Gözışın Kuramı’dır.Bu kurama göre ,gözden çıkan ışık ışınları bir koni şeklinde yayılırlar ve koni nesneye ulaştığında,görme meydana gelir ve o göz nesneyi algılar.

İkinci görüş  ise başta atomcular olmak üzere Platon’un öğrencisi Aristoteles ve onun izleyicilerinin savundukları Nesne Işın kuramı’dır .Bu kurama göre ,ışık ışınları nesneden çıkmakta ve göze gelerek gözün nesneyi algılamasını sağlamaktadır.Önce İbn Sina’nın sert eleştirileriyle karşılaşan Gözışın Kuramı İslam Dünyası’nda taraftar bulamamış ardından İbn el Heysem’in matematiksel kanıtlamaları ve fiziksel gözlem ve ayrıntılı deneyleriyle tamamen etkisiz hale getirilmiştir.

İbn el-Heysem in bir diğer başarısı da karanlık oda kuralını bulmuş olmasıdır. Birçok ünlü filozof ve matematikçi gibi,keskin bir gözlemci olan İbn el-heysem bir gün odadayken pencere panjurlarındaki küçük bir delik boyunca ışığın gelişine dikkat ettiğinde, deliğin karşısındaki duvar üzerine Güneş’in şeklinin yarım ay biçiminde düştüğünü görmüş . Bu gözlemlerinden hareketle düzenlediği deneyler sonucunda tutulma esnasında  Güneş’in görüntüsünün, tıpkı dar bir aralıkta geçen ışıkta olduğu gibi, hilal şeklinde olacağına karar vermiştir.Aynı  zamanda bu deneylerinden ışığın düz bir çizgi boyunca yayıldığını,düzgün parlak ve beyaz bir nesne tarafından yansıtıldığını ve küçük  bir aralıktan geçtiklerinde birbirlerine karışmadığını fakat üstten gelenlerin alt,alttan gelenlerin ise üst tarafa doğru uzayarak yeniden biçimlendiklerini gözlemlemiştir.Böylece ortaya çıkan görüntünün aslının ters olduğunu fark eden İbn el-Heysem ,ışığın girdiği deliği daha küçük hale getirdiğinde görüntünün daha da netleştiğini görmüştür.Onun bu deneysel sonuçları,fotoğraf makinesindeki karanlık odanın keşfine giden yolu açmıştır.Arapça Beyt el-Mazlum, latinceye camera obscura (Karanlık Oda) olarak çevrildiğinden bugünden de kullanılan”kamera” kavramı böylece yerleşmiştir.

İbn el-Heysem ’in yazdığı diğer eserlerden bâzıları şunlardır:

İbn-i Heysem’in yüzü aşkın eserlerinin en meşhur ve geniş muhtevâlı olanı Kitâb-ül-Menâzir’dir.

2. Kitâb-ül-Câmi’ fî Usûl-il-Hisab: Matematiğin esasları ve metodolojisi ile ilgili bu eserinde, matematik, geometri, cebir, geometrik analiz gibi temel konuları îzâh etmiş, örnek çözümler ortaya koymuştur.

3. El-Muhtasar fî İlm-il-Hendese: Euclid geometrisinin tedkik ve tenkidine dâirdir.

4. Kitâbun fîhi Rüdûd alel-Felâsifet-il-Yunâniyye ve Ulemâ-il-Kelâm: Eski Yunan filozoflarına ve onlara uyan bâzı kelâm âlimlerine reddiye olarak yazılmıştır.

5. Kitâb-ül-Ezlâl: Ay ve güneş tutulmaları hakkındadır.

6. Risâletün fî Keyfiyet-ül-Ezlâl: Gölgenin meydana gelmesi incelenmiştir. Eser, 1907 senesinde Almancaya çevrilerek bastırılmıştır.

7. Kitâbun fî İlm-il-Hendese vel-Hisâb; Matematik-geometri ile ilgilidir.

8. Kitâbun fil-Cebri vel-Mukâbele.

9. Makâletün fî İstihrâcı Semt-il-Kıble fî Câmi-il-Meskûneti Bicedâvilîn: Bütün dünyânın o zamanki yerleşim merkezlerinde kıblenin nasıl bulunacağının hesaplanması ve bunların cetvelleri ile ilgilidir.

10. Risâletün fî Şerhi İtticah-il-Kıble: Kıblenin bulunması hakkındadır.

11. Kitâbun fî Hayât-il-Âlem: Kâinâtın düzeni ve sistemi hakkındadır. Eser, İspanyolca, Lâtince ve İbrâniceye çevrilmiştir.

12. Kitâbu Hey’et-il-âlem,

13. Risâletün Âmil-il-Aynî vel-İbsâr: Gözün yapısı ve görme olayının incelenmesi hakkındadır.

14. Şerh-ü Mecisti ve Telhîsihî,

15. Kitabün fî Âletiz-Zıl,

16. Kitâb-ut-Tahlîli vet-Terkîb-il-Hendesiyyîn.

Paylaş
Araç çubuğu